TÖGÜD Tüm Özel Güvenlikçiler Derneği
 Ana Sayfa >> Makaleler >> SİZDEN GELENLER >> WEB SİTESİ ÜYELERİMİZDEN >> Özel güvenlik krizde

Başlık: Bu Makaleyi E-mail Yoluyla GönderMakaleyi Yazdır Özel güvenlik krizde

Özel güvenlik krizde



Güvenlik her geçen gün daha çok önem kazanınca Türkiye genelinde 900’e yakın özel güvenlik okulu ve şirketi açıldı. Yaklaşık 200 bin kişilik yeni bir iş alanı oluşurken uygulamadaki sorunlar kafalarda soru işaretleri doğuruyor. Denetimleri yapacak polisin yeterli personeli ve ekipmanı yok. İş almak isteyen şirketler gayr-i kanuni yollara başvuruyor.


--------------------------------------------------------------------------------

‘Devlet, silah kullanma, üst arama ve alıkoyma yetkisini kendi elleriyle verdiği çoğunluğu ortaokul-lise mezunu 200 bin kişilik güç yetiştirip sokağa bırakıyor. Bu güç iyi yönde kullanılırsa polisin üzerindeki yükü hafifletir; ancak mevcut yasadaki boşlukları ya da uygulamadaki eksiklikleri tespit eden kötü niyetli birileri de devletin yasal imkânlarını kullanıp milis gücü oluşturabilir ya da yasadışı işleri için ‘özel güvenlik’ kılıfını kullanabilir.”

Bu ifadeler terör konusunda uzman üst düzey bir emniyet müdürüne ait. İlk bakışta fazlaca şüpheci ya da komplocu gözükebilir. Fakat on yıllık bir geçmişi olan özel güvenliğe, Haziran 2004’te çıkartılan kanunla resmiyet kazandırılmasıyla oluşan özel güvenlik sektörünün geleceği üzerine kafa yoranların zihninde bu sorular dolaşıyor. Çünkü geride kalan 1,5 yıl içerisinde gelecek için endişe edilmesini gerektiren olaylar, gelişmeler yaşandı.

200 bin kişilik dev sektör

11 Eylül olaylarından sonra güvenlik kavramının dünyada giderek daha da önem kazanması, Türkiye’nin maruz kaldığı terör saldırıları, sokak suçları güvenlik konusunu daha da hassas hale getirdiği için özel güvenlik bir anda popüler bir sektör oldu. Öyle ki kanun çıkmadan tabela isminde ‘temizlik, güvenlik ve turizm’ ibaresi yer alan 4 bine yakın şirket kuruldu. Hatta kâğıt üzerinde kurulmuş, ‘bir masa bir kasa’dan oluşan, personel ihtiyacını kahvehanelerden toplayan şirketlere bile rastlandı. Sektöre çekidüzen vermek isteyen devlet, özel güvenliği “legal” hale getiren kanunu çıkararak çerçeveyi çizdi.

Güvenlik işinin yasal statüye kavuşmasıyla birlikte bir yandan uluslararası şirketler Türkiye pazarına girerken bir yandan da emniyet ya da ordudan emekli olmuş çok sayıda isim bu sektördeki yerini aldı. Eski MİT Müsteşarı Sönmez Köksal (Secura Güvenlik), eski MİT İstanbul Bölge Başkanı Nuri Gündeş (Panter Güvenlik), adı Susurluk’la gündeme gelen Tuğgeneral eski Veli Küçük, İstanbul Valisi Erol Çakır (Stratejik Güvenlik), eski Narkotik Müdürü Ferruh Tankuş (Genel Güvenlik) gibi çok sayıda popüler isim de bu sektöre girdi. Hatta yeni bir iş kapısı olduğunu düşünen bazı emniyet müdürleri emekliliğini talep edip özel sektöre geçti.

Yasanın çıktığı Haziran 2004’ten bugüne kadar başta İstanbul olmak üzere tüm Türkiye’de 514 adet özel güvenlik şirketi ve 324 adet özel güvenlik okulu açıldı. Çok kısa sürede açılan bu okullardan bugüne kadar 84 bin 584 kişi özel güvenlik eğitimi aldı. Önceden sektörde olan ve eğitim alarak işine devam edenlerle birlikte bugün 143 bin 439 kişi güvenlik görevlisi olarak çalışıyor. Konunun uzmanları; kayıt dışı çalışanlar ve başka isim altında faaliyet gösterenlerle birlikte bu sektörde 200 bin kişinin istihdam edildiği görüşünde.

Özel güvenlikçi olabilmek için zorlu bir süreçten geçiliyor. 18 yaşını aşmış en az lise mezunu adaylar silahlı güvenlik için 120 saatlik, silahsız güvenlik için 90 saatlik eğitimden geçmek zorunda. Bu eğitim için okula, harç parası olarak valiliğe ve sağlık raporuna toplamda yaklaşık 900 YTL para ödemek zorundalar. Okullarda konusunun uzmanı isimlerden etkili iletişim (3), yangın ve tabii afetler (9), patlayıcılar (4), kişi koruma (9), güvenlik sistem ve cihazları (3), olay yeri inceleme (9), kalabalık yönetimi (14), narkotik (3), ilkyardım (9), özel güvenlik hukuku (15), özel güvenlik tedbirleri (12) ve silah kullanımı (30) olmak üzere toplam 120 saatlik eğitim alıyorlar.

Eğitim konusunda itirazlar var; çünkü olay yeri inceleme, delil koruma ve patlayıcılar gibi konularda eğitim verilmesinin sakıncalı olduğunu dile getiren emniyetçiler var. Kursu başarıyla bitirenler Emniyet Genel Müdürlüğü’nün açacağı sınavlarda başarılı olmak şartıyla özel güvenlik elemanı olmaya hak kazanıyor. Her başvuru sahibine 3 sınav hakkı tanınıyor; her üç hakkında da başarılı olamayanlar bu sektöre giremiyor. Sınavları başarıyla geçenler ise aldığı sertifikayla herhangi bir özel güvenlik şirketine iş başvurusu yapıyor.

Kurs maliyetleri, sağlık raporu ve valiliklerden alınacak özel güvenlik elemanı kartları için yapılacak masraf miktarı 750 YTL ile 1000 YTL arasında değişiyor. Yeni yasanın getirdiği zorunluluklar nedeniyle oluşan bu maliyet hem güvenlikçileri hem de mevcut şirketleri kara kara düşündürüyor. Çünkü sektördekilerin çoğu asgari 450 YTL gibi maaşlarla çalışıyor. Yüksek maliyet yanında özel güvenlik okullarını ve personeli düşündüren bir başka nokta da bürokrasi. Çünkü valiliklerde oluşturulan İl Özel Güvenlik Komisyonları yetersiz personel yüzünden başvuruları sonuçlandıramıyor. Haziran 2004’ten bu yana eğitim almış 84 bin 584 kişiden sadece 45 bini valilikten çalışma belgesi alabildi. Yaklaşık 40 bin kişi ise belge alabilmek için bekliyor.

Bununla birlikte kanunun özel güvenlik şirketlerine eksiklerini tamamlaması için tanınan süre 1 Ocak 2006’da doldu. Bu aybaşı itibariyle denetimlere başlayan emniyet, yetki belgesi olmayan her personel başına 3 bin YTL para cezası kesecek, bunların çalıştıran şirket hakkında da işlem yapacak. Sektör temsilcileri, idareden kaynaklanan gecikme yüzünden şirketlerin cezalandırılmasının haksızlık olacağını belirterek, hep birlikte İçişleri Bakanlığı’na başvurdu. Sonuçta üç aylık geçici süre sağlandı ve kalan sürede herkesin sertifikasını alabilmesinin yoluna bakılacak.

Şimdi güvenlikçi olmak moda

Ancak, durum hiç de iç açıcı değil. Çünkü sadece bir yıllık bir süre için verilecek olan sertifika eğitimi için bile 324 adet özel güvenlik okulu açıldı. 1 Ocak 2006 itibariyle eğitim verilecek personel de bittiği için bu tarihten itibaren özel güvenlik okulları ancak sektörde mevcut çalışanlardan boşalan noktalara girmek isteyenlere eğitim verecek. Bu durum çok sayıda okulun da kapanmasına sebep olacak. Emekli Tuğgeneral Veli Küçük ve eski İstanbul Valisi Erol Çakır’la birlikte Stratejik Güvenlik’i kuran eski narkotik müdürü Nihat Kubuş’a göre sektörün bugün krizde olmasının temel nedeni, kanun hazırlanırken birtakım yanlışların yapılmış olması. Kubuş, zaten asgari ücretle çalışmak zorunda kalan bir güvenlik personelinin sertifika alabilmek için yaklaşık bin YTL para harcamak zorunda olduğunu; buna rağmen bürokrasi yüzünden aylarca çalışma izni beklediğini, bugün sertifikalı personel bulunamadığını belirtiyor.

Güvenlik şirketlerini endişelendiren bir başka nokta ise kıyasıya rekabetin getirdiği fiyat karmaşası. Çoğunluğu asgari ücretle çalışan güvenlik şirketleri ihaleleri neredeyse sıfır kârla alıyor. Güvenlik Sistemleri ve Gözetim Organizasyon Derneği (GÜSOD ) Başkanı ve MED Güvenlik’in sahibi Altan Tutkun’un verdiği bilgiye göre, kişi başına bir YTL kârla alınmış ihaleler var. “Birkaç yıl öncesine kadar sektörde kâr marjı daha yüksekti. Dolayısıyla para kazanılabiliyordu. Bu yüzden birçok istihbaratçı, asker ve polis hızla sektöre girdi. Pastadan pay kapmak için fiyat aşağıya çekildi. Hizmet alanın lehine bir durum fakat birçok şirket kapanmak zorunda kalacaktır. Bazı kamu ihaleleri arasında maliyetinin altına alınmışlar bile var. Mesela bir hastanede asgari ücretin bile altında iş alınmış. Ya bu şirket kapanacak ya da gayri nizami işler yapacaktır.” diyor.

Nitekim henüz ortada denetim ve yaptırımlar olmamasına rağmen 17 şirket kepenk kapattı. Sektörün en eskilerinden Pegasus Güvenlik’in müdürü ve aynı zamanda Avrupa Güvenlik Konfederasyonu yönetim kurulu üyesi emekli albay İskender Targaç, sektörde eskiyle mukayese edildiği zaman ciddi gelişmeler yaşandığını fakat henüz yapılması gereken çok şey olduğunu söylüyor. Öncelikle güvenlik ihtiyacının ve bilincinin oluşması gerektiğine işaret eden Targaç, “Kaliteli hizmet üretebilen 20-25 şirket sektörde barınacak, diğerleri sektörden çekilecektir. 2006’da denetimler bitmeyeceği için bu eliminasyon önümüzdeki yıllara sarkar ama mutlaka sektörün yüzde 90’ı piyasadan çekilmek zorunda kalır.” diyor.

Özel güvenlik eğitimi veren şirketlerden Udem Security’in genel müdürü Muhsin Saatçi ise ilgili yasanın geç çıkması nedeniyle fiili bir durumun oluştuğunu ve bir anda 150 bin kişilik bir sektör doğduğunu, düzenlemelerin ise arkadan gelmesi nedeniyle krizlerin yaşandığını belirtiyor: “Bu ücret sistemiyle hizmet kalitesi düşer. İllegal yöntemler devreye girer. İçişleri Bakanlığı sektörde bir asgari ücret belirlemeli. Aksi takdirde krizler çıkacak.”

Bunlar gelecekle ilgili öngörüler. Bir de bugüne kadar yaşanan olumsuz örnekler var. Malatya’da bir şebekeye sahte çalışma belgesi vermekten suçüstü yapıldı. Birçok şirket iş garantisiyle kursiyer topladı. Bazı şirketler de parasını aldığı halde sertifika veremedi. Kanunun getirdiği lise mezunu olma şartını delmek için ortaokul mezunlarına sahte lise diploması basan şebekeler yakalandı. Özel Güvenlik Hizmetleri ve Eğitim İşverenleri Derneği yönetim kurulu başkanı ve özel güvenlik şirketi sahibi emekli emniyet müdürü Tayfun Acarlı, denetimsizlikten kaynaklanan boşluğun bazı çevrelerce istismar edildiğini söylüyor.

“Devlet iyi niyetle eksiklerin kapatılması için süre tanıdı ama bazı çevreler kısa yoldan para kazanmak için istismar etti. Sahte diploma verdiler, denetim yok diye bütün dersleri tek bir eğitmene verdirdiler.” diyen Acarlı’ya göre piyasadaki rekabet şartları birçok merdiven altı şirketin yasadışı işler yapmasına neden oluyor: “Bir güvenlik personelinin kârsız maliyeti 632 YTL. Ama bugün bir kamu ihalesinde 600 YTL’ye iş alınıyor. 500 kişilik güvenlik ekibi çalışacak gözüküyor. Şirket 500 yerine 300 kişi çalıştırıp 500 kişinin ücretini alıyor. Çünkü aldığı rakamda bırakın kâr etmeyi, cebinden öder. Bu tip örnekler yaşanıyor, fakat henüz bir denetim olmadığı için istismarlar sürüyor.”

Denetim muamma

Acarlı’nın dikkati çektiği bu kamu hastanesinde 500 kişilik özel güvenlik ordusuna rağmen geçtiğimiz günlerde ülkemizin en önemli cerrahlarından Prof. Dr. Göksel Kalaycı bir hasta yakını tarafından 10 kurşunla öldürüldü. Acarlı, sektörün geleceği konusundaki endişeleri şöyle anlatıyor: “Büyük bir pasta var diye ilgili ilgisiz herkes güvenlik işine girdi. Ben 50 güvenlik şirketine davet mektubu yolladım. 30’u verdiği adreste yok. Ya kapanmışlar ya da sadece tabelaları kalmış. Böyle giderse büyük bir kısmı kapanacak ve özel güvenlik mağdurları ortaya çıkacak.”

Avrupa Güvenlik’in genel müdürü İbrahim Demiröz ise daha karamsar bir tablo çiziyor: “Bu mantıkla özel güvenlik çağdaş kölelikten öteye gitmez. Sektör kendi ayaklarına ateş ediyor. Ayrıca ciddi bir tekelleşme var. Denetimsiz, kontrolsüz, 3-5 bin personelli güvenlik şirketleri oluşuyor. Polis bugün denetlemeye başlasa bu şirketleri 3 yılda ancak bir kez denetlemiş olur.”

Özel güvenlik sektöründe denetimin nasıl olacağı, kimlerin denetleyeceği kanunla açık bir şekilde tarif ediliyor. Yasaya göre denetimleri özel güvenlik konusunda uzman personelle, başında yüksek okul mezunu bir yöneticinin olduğu komisyon yapacak. Fakat müdürü ve tüm personeli dâhil 40 kişilik bir ekiple çalışan emniyet özel güvenlik şubesinin denetlemesi gereken 5 bin ayrı nokta var. GÜSOD Başkanı Altan Tutkun, denetim eksikliğine dikkat çekerek, “Şu anda emniyetin kadroları sektörü denetlemekte yetersiz. Biz, barolar, mühendisler odası gibi bağımsız bir kurul oluşturalım ve şirketleri bunlar denetlesin istiyoruz. Bu yükü emniyetin üzerinden almış, aynı zamanda da sektörün otokontrolünü sağlamış oluruz.” diyor. Bu öneriye destek veren Muhsin Saatçi ise denetimsizliğin gelecekte kronik sorunlara sebep olabileceğini söylüyor: “Bazı güvenlik şirketlerinin kâğıt üzerindeki sahipleri başka, gerçek sahipleri başka. Emniyetin bu denetimi yapacak ne personeli ne de parası var.” Peki, hem sektördekiler hem de mevcut güvenlik çevreleri denetimde neden bu kadar ısrarcı? Cevabı yine sektörün uzman isimlerinin tecrübelerinde saklı. Tayfun Acarlı, güvenlik tahkikatlarında çok hassas olunması, gerçek sahipliklerin dikkatle incelenmesi gerektiğini söylüyor. Resmen kimse ifade etmese de organize suç örgütleriyle irtibatlı olduğu bilinen bazı çevrelerin paravan isimler adına özel güvenlik şirketi açtıkları biliniyor. Çünkü kanun silah taşıma ve yakın koruma hizmeti verme yetkisi tanıyor. Soruşturması devam ettiği için detay vermeyen bir emniyetçinin ifadeleri ise endişe verici: “Merkezi İstanbul’da olan bazı şirketler vekâlet yoluyla isimlerini Doğu ve Güneydoğu’daki bazı şirketlere satmışlar. Kâğıt üzerinde sahipleri temiz. Ama sermayedarlarının örgüt bağlantısı biliniyor. Kendi örgütlerine eleman yetiştirebilirler ya da yetiştirdikleri güvenlikçiler aracılığıyla istihbarat toplayabilirler. Bu şekilde olan iki şirket halen faaliyette.”

Yine bir başka uzman emniyetçiye göre, özel güvenlik okulları etnik ya da ideolojik eğitim vermek ya da mafyavari örgütlenmeler için istismar edilebilir. Bu yüzden sıkı denetimler yanında sertifika aldıktan sonra da ciddi takipleri yapılmalı: “Devletin en iyi polisleri bu okullarda silah kullanma, olay yeri inceleme, delil toplama-koruma, uyuşturucu, bomba ve terör konusunda lise mezunu genç insanlara eğitim verip onları sokağa bırakıyor. Sertifikayı alana da 5 yıl süreyle dokunulmuyor. Korucular gibi ileride başına sorun açacak bir kitle oluşturuluyor.” Akademik Danışmanlık’ın güvenlik danışmanı emekli emniyet müdürü Adnan Özkan, bu görüşe destek veriyor: “Biz kendi elimizle bir canavar yaratıyor olabiliriz diye endişe ettik. Okulda eğitim almak isteyenlerin tahkikatı ciddi yapılmalı, belki de iş bulduktan sonra eğitim almalı. Şirketler sıkı denetlenmeli ve eğer şahıs sertifika aldığı halde herhangi bir yerde çalışmıyorsa lisansı elinden alınmalı.”

Atatürk Havalimanı’nın güvenliğini sağlayan Tepe Güvenlik’in müdürü Yusuf Acıbiber’e göre teröre ya da başka yasadışı işlere girmek isteyenlerin özel güvenlik okullarına gelerek eğitim almasının cazibesi yok. Suça bulaşmak isteyen bunu her yerde öğrenebilir. Acıbiber’e göre, özel sektörün güvenlik işinde yer alması polisin yükünü hafifletir ve polisle uyumunun sağlanmasıyla toptan kalite sağlanabilir. Bu okullarda verilen eğitim normal güvenlik görevlisi için bile yeterli değilken suç örgütlerinin ya da teröristlerin ihtiyacına cevap vermez.

Pegasus Güvenlik’ten İskender Targaç ise “Elbette kötü niyetler için eğitim alan veya kimliğini kullanan çıkabilir. Ama polisten, askerden ne kadar çıkıyorsa özel güvenlikten de o kadar çıkar. Devlet olarak ağırlığınızı koyup yasadışı işlere bulaşmak isteyenlere yol açmayacaksınız.” diyor. Özel güvenlik okullarında ders kitabı olarak okutulan Özel Güvenlik Eğitimi kitabını yazan emekli emniyet müdürü Çetin Domaç da başka noktalardan endişeli: “Sertifika eğitimi şoför odalarına döndü. Bu kanun maalesef kahvehanelerde oturan gariban işsiz takımını bir yerlere koyup sırtından para kazanma haline dönüştürüldü. Eğitimin de sağlıklı yapıldığını düşünmüyorum. Kurumlar maliyet yüzünden hizmet içi eğitim yaptırmıyorlar. Bazıları ideolojik eğitime meyledebilirler mi diye endişelerimiz kanun hazırlanırken oldu fakat kanunda sert tedbirler planlandı.”

Güvenlik sektöründe olanların dikkat çektiği bir başka nokta ise kanunun tanıdığı yakın koruma hizmeti. “Bu kanunu kullanmak isteyen bir mafya lideri ya da suç örgütü yöneticisi yakınındakilere özel güvenlik eğitimi aldırıp resmi statüde yanında çalıştırabilir, polisin kontrollerinde özel güvenlikçi kimliğini kullanarak delilleri karartabilir” endişesi sıklıkla dile getiriliyor. Nitekim bunun örnekleri de yaşandı.

İSKENDER TARGAÇ (PEGASUS GÜVENLİK):
“GÜVENLİK ŞİRKETLERİNİN YÜZDE 90’I KEPENK KAPATIR”

Türkiye güvenlik hizmetlerine ihtiyaç duyan müşteri kesimi açısından henüz bu konuya sıcak bakmayı öğrenemedi. Hep faturadaki rakam dikkati çekip kararı etkiliyor. Halbuki güvenlikte önemli olan hizmetin kalitesidir. Kalitenin karşılığı olan bir faturayı da göze almak lazım. 2006’da denetimler tam oturmayacağı için firmalar arası eliminasyon olmayacaktır. Kaotik yapının sistem oturuncaya kadar devam edeceğini düşünüyorum. Şu anda ciddi firma sayısı 15-20’yi geçmez. Ama bunu batı kriterlerine göre söylüyorum. Şu anda sektör yeniden yapılanıyor. Dolayısıyla sistemin oturması için geçecek süreyi de göz önüne almanız gerekir.

Özel güvenlik sektörünün gelişimi toplumun bir ölçüde sosyokültürel düzeyiyle orantılı olacaktır. Kullandığınız hammadde insan. Çoğunluğu da asgari ücretle çalışacak. Eğitimle bu seviyeyi yukarıya çekmeye çalıştığınız zaman maliyet artıyor. Her firma bu yatırımı yapmıyor. Bu hizmeti müşteriye satarken firmaların yeterli karşılığını alabilmesi için müşteride bir güvenlik bilincinin oluşması lazım. Açılan eğitim firmalarının yarısından fazlası kapanmıştır ve daha da kapanacaktır. Bu kapanan firmaların yöneticileri ve kurucularının yeterli vizyon sahibi olmadıklarını düşünüyorum. Kendilerini 5188 sayılı yasanın öngördüğü temel eğitime odaklamışlar. Artı değer üretemedikleri için fiyatta rekabet yaparak kendi sonlarını hazırlıyorlar. Bebek baştan ölü doğdu. Yasa iyi niyetle çıktı, fakat devlet kendine düşenleri tam yapamadı. Sınavları yeterli düzeyde açamadı, sınavlara girenlerin belgelerini yetiştiremediği için Ocak 2006’ya kadar ertelendi. Sektörün beklediği eliminasyon olmadı. Bilakis dünya genelindeki özel güvenlik sektörünün gösterdiği büyük gelişme trendine göre fazla firma da açıldı. Merdiven altı firmaların kapanmasını beklerken firma sayısı arttı. Yasayı devlet iyi niyetle çıkardı. Sektörü yasal bir dayanağa kavuşturarak yatırımcıların önünü açtı. Ancak uygulamada ciddi gecikme ve aksamalar var. Gerekli sınavlar zamanında açılıp, belgeler yetiştirildikten sonra bu şirketlerin denetlenememesi firma kaosunu kronikleştirir. Altyapı oluştuktan sonra denetlenmeyi sektör olarak biz istiyoruz. Fakat yakın bir perspektifte tüm bu sorunlara sağlıklı çözümler getirilebileceğini sanmıyorum.


http://www.aksiyon.com.tr

Hit:  181
İstatistik:  Puan: 0  Oy:0 (Rating Scale: 1 = Kötü, 10 = İyi)
Eklenme Tarihi:  12/06/2007
Yazar/Kaynak:  http://www.aksiyon.com.tr
Yazar'a Ait E-mail/Website:  http://www.guvenlikgorevlisi.com/
Gönderen:  skysky
Yorumlar:  0 Yorum

Geri Dön
Sitemizi giriş sayfanız yapın Sitemizi favorilerinize ekleyin Gizlilik UzmanWeb.Net   TÖGÜD Tüm Özel Güvenlikçiler Derneği MaxWebPortal Snitz Başa Dön
Yüklenme Süresi 0,312sn