|
|
| Başlık: |
 300 BIN GÜVENLIK ELEMANI HAKLARINI BEKLIYOR |
Eger isveren güvenlik elemani çalistiracaksa, sunu bilmelidir, "Güvenlik Elemaninin bir bedeli var." Güvenlik elemanini ucuza getireyim, güvenligi dikkate almadan sadece görüntü olsun diye güvenlik elemani saglayan isletme sahiplerine önerim asla ve asla güvenlik elemani koymayin. Makale: Bolat Ankarali - AGEHID Baskani
Türkiye genelinde çalisan yaklasik 300 bin tane güvenlik elemani var. Bu elemanlarin yasadigi sorunlar hem isverenin hem de hizmet alan kurumun sorunudur. Hizmet satin alan kurum hizmet veren kuruma diyor ki asgari ücretten maas vereceksin. Maaslari asgari ücrette düzenlenince, özel güvenlik elemani hiç yoktan bir yerde baslayayim mantigiyla ise basliyor, ancak gözü sürekli daha iyi maasli bir iste olan personel hakli olarak 50 YTL daha fazla maas veren diger firmaya hiç düsünmeden geçebilmektedir. Bu durumda sirket eleman sikintisi çekerek, ciddi cezalara maruz kaliyor. Bunun en önemli sikintisini personelle birlikte sirketler yasamaktadir. Bu elemanlarin birer güvenlik elemani oldugunu, güvenlik elemani olabilmek için en az neredeyse Bin YTL civarinda bir para harcadiklarini, belli egitimler aldiklarini, özellikle güvenlik hizmeti yaptiklarini, bir risk tasidiklarini da dikkate aldiginiz zaman, elemanlara verilmesi gereken asgari ücret rakamlarini belirlenmesi sart. Belli bir maas standardi getirilmesi sart. Güvenlik personellerinde silahli ve silahsiz olmak üzere, yine yaptiklari islerin agirliklari ve önemine göre belirli kategorilere ayrilarak, asgari ücretin en az 50, 70, 100 gibi, rakamlarla çalistirilabilecek normlara getirilebilir. O zaman standartlara ulasilmis olur. Herkesin alacagi maaslarinin arasindaki farklarin uçurumlar olmayacagi ve birbirine yakin olacagindan dolayi, maaslar risk olmaktan çikacak ve sirketler arasi sirkülasyon da azalacaktir. Üstelik personellerimizde hak ettikleri parayi alirlar. Güvenlik hizmetlerinde ikinci bir nokta daha var. Özel sektörde de ayni mantik sürdürülmektedir. Asgari ücretli iki eleman çalistirarak güvenlik saglamaya çalisilmaktadir. Böyle bir mantik söz konusu degildir. Çünkü güvenlik hizmeti belirlenmis, tanimlanmistir. Eger isveren güvenlik elemani çalistiracaksa, isveren sunu bilmelidir, "Güvenlik Elemaninin bir bedeli var." Güvenlik elemanini ucuza getireyim, güvenligi dikkate almadan sadece görüntü olsun diye güvenlik elemani saglayan isletme sahiplerine önerim "asla ve asla güvenlik elemani koymayin". Güvenlik elemanin niteliksizligini ortaya çikariyorsunuz, üstelik, güvenlik personelini de zor durumda birakiyorsunuz. Çünkü, nitelikli olmayan güvenlik personeli, güvenlik isini yapamayacak tam anlamiyla güvenlik saglayamayacak biridir. Niteliksiz eleman çalistiran yerlerde de, farz edelim bir otelde kullanilan malzemeler ve ürünler aliyorsunuz. Bu ürünlerin azar azar güvenlik açigi olan belirli noktalardan disari çikarildigini düsünürsek, isletme ciddi anlamda zarara ugrayacaktir. Örnek olarak bir sey söyleyeyim. Geçen yaz, adini vermeyeyim, çok yildizli otellerimizden birinde, vatandasin biri güvenlik zafiyetinden istifade ederek, her sey dahil sisteminden de yararlanarak otelde konaklamadigi halde bir ay boyunca yemeklerini otelde yiyor. Hatta daha da abartip misafirlerini de otelde agirlamaya basliyor. Üstelik güvenlik elemanlarina da misafirim gelecek alin içeri diye talimatlar veriyor. Bir arastiriyorlar adam otel müsterisi degil. Simdi buradaki güvenlik zafiyeti degil de nedir? Gerçekten kaliteli bir güvenlik hizmeti veriliyor olsaydi, güvenlik olmasi gereken normlarda olsaydi bu durum otelin basina gelmeyecekti. Otel veya turizm isletmesinin kaybettiklerini düsündügümüz zaman, güvenlik hizmetine yapilan masraf, amiyane tabirler "devede kulak" kalmaktadir. Güvenlik hizmetlerinin bir bedeli yoktur. Ucuza yaptirayim diye bir mantik güvenlikte olmamalidir. Zaten güvenlik kendi kendini fazlasiyla amorti eder. Üstelik isletmeye arti kazandiran bir hizmettir. Mutfakta çalisan asçiniz kaliteli ve güzel yemekler yapiyorsa müsteriniz yemekleri güzel diye sizi tercih eder. Bunu gibi kapida duran güvenlik personeliniz gerçekten kaliteli bir hizmet veriyorsa, isletmelerinizdeki kaçaklariniza, gözden kaçan giderlerinize engel olacaktir. Güvenlik hizmetlerine ödediginiz paranin bosa gitmedigini göreceksiniz. Bu çok önemli bir nokta. Ama ucuza, göstermelik olsun, iki tane adam koyayim, soförlükte yapsinlar, araba park etsinler gibi yaklasimlarda bulunuyor isveren. Bunlarin zaten hiçbiri hem yasal degil, hem de amaçlanan, hedeflenen kaliteli güvenlik hizmeti vermeye muktedir degiller. Bu nedenle güvenlik hizmeti alacak olanlar, sunu bilmek zorundalar. Güvenlik hizmetini gerçekten ihtiyaç duyduklari için, almalilar. Göstermelik güvenligi var desinler diye düsünerek almamalilar.
"Suan itibari ile, hiçbir kamu kurum ve kurulusunda güvenlik hizmetlerinde çalisan personellerin özlük haklari için bir bedel öngörülmüyor."
Bir diger önemli nokta ise, güvenlik personellerinin özlük haklari ile ilgili sikintilar. Suan itibari ile, hiçbir kamu kurum ve kurulusunda güvenlik hizmetlerinde çalisan personellerin özlük haklari için bir bedel öngörülmüyor. Sadece kamu ihale kurumunun düzenlemis oldugu maliyet analizlerinde, 3'''' lük bir bedel var. Mukavele bedelinin 3'''' ünün ilave edildigini görüyoruz. Karar pulu, damga pulu ve diger amortisman giderleri dahil personelin de özlük haklarinin bu 3''''lük payin içerisinde oldugu iddia ediliyor. Halbuki bunun olmasi mümkün degil. Güvenlik personelinin oradaki, genel olarak içerisinde telaffuz ettigim zaman en az bu payin 10 artirilmasi gerekir ki, oradaki kidem tazminati ortaya çiksin. 10'''' un altina düsmesi söz konusu degil. Bir personel bir yil çalistigi zaman, hakkettigi tazminat, brüt bir maasidir. Asgari ücreti baz alirsak, 568 YTL'''' dir. Asgari ücretli bir personelin 3'''' lük maliyeti 703 YTL. Bu fiyat üzerinden personelin sigortasi, vergisi gibi ödemeler yapildigi zaman, 1 bile kalmiyor. 70 YTL ile 50 YTL ile, bunu nasil çözeceksiniz. Mümkün degil. Bunu dikkate alacak olan birimler, verilen paranin 12'''' ye bölünmesi ile elde edilecek parayi, mutlaka uygun bir rakam koymak zorunda. Personel ya güvenlik sirketine ya da kuruma çalisiyor. Kurumda çalisan güvenlik elemani, isten çikarilirsa, tazminati ödenmeyecek mi? Ben taseron firma olarak karsisina gittigim zaman isverenin bana dedigi su. Ben sana bu personellerin hiçbirinin ihbar ve kidem tazminatlarini vermem, sorumlulugu senin olur. Peki ben ne yapacagim. Ben güvenlik personeliyle karsi karsiya gelecegim. Yapmam gereken hileyi sere müracaat etmek. Personeli baska sekillerde yönlendirmek. Bu personelin elbette haklari var. Bu personelin haklarini hizmeti satin alan da verecek hizmeti veren de bunu personeline yansitacak. Yada kisaca bunun tek çözümü var, Çalisma Bakanligi issizlik fonu gibi bir kidem tazminati fonu olusturulabilir. Güvenlik sektöründe çalisan suanda 300 bin civarinda elemanin da haklari bu sekilde korunabilir. Ayrica Güvenlik Personellerinin sendika kursalar bile grev yapma haklari yok.O zaman personellere verilecek olan kidem tazminati fonuna sendikalarin da karsi çikmasi söz konusu degildir. Güvenlik elemanlarinin özlük haklarinda böyle bir noktaya geldiginiz zaman personeller hem kaliteli hizmet vereceklerdir, hem de toplumda güvenilir ve saygin olarak yer edineceklerdir. Yoksa güvenlik elemanlari bu risklerle bu paraya neden bu isi yapayim diye düsünerek gidip garsonluk yapiyor.
Bunlara sahit oluyoruz. Kesin olan personellerin sosyal haklarinin düzenlenmesi, maaslarinin belli bir standarda getirilmesidir.
"Seçime gittigimiz su günlerde siyasetçinin önüne koydugumuz tablo burada. Kim bu sorunlari çözerse 300 bin civarinda çalisani bulunan özel güvenlik sektörü çalisaniyla, dernekleriyle, federasyonuyla onun arkasinda olacaktir."
Seçime gittigimiz su günlerde siyasetçinin önüne koydugumuz tablo burada. Kim bu sorunlari çözerse 300 bin civarinda çalisani bulunan özel güvenlik sektörü çalisaniyla, dernekleriyle, federasyonuyla onun arkasinda olacaktir. Bizim siyasilere de tavsiyemiz, biran önce bu konuyu gündemlerine alsinlar, bunu çözsünler. 300 bin kisi gündemin en ön noktasinda, 5188 sayili özel güvenlik kanunu çikarttiniz, güvenlik elemani olan kisilere de dediniz ki, siz kamuya yarali is yapiyorsunuz. Kamu personeli gibi yargilaniyorsunuz. Ve bu personeller kolluk kuvvetlerine yardimcidir dediniz. Ona göre haklarini almalari gerektigi konusu da dikkate almalisiniz.
|
|
| Hit: |
836 |
| İstatistik: |
Puan: 10 Oy:1 (Puan Derecesi: 1 = Kötü, 10 = İyi)
|
| Eklenme Tarihi: |
06/26/2007 |
| Yazar/Kaynak: |
Belirtilmemiş |
| Yazar'a Ait E-mail/Website: |
Belirtilmemiş |
| Gönderen: |
admin |
| Yorumlar: |
1 Yorum |
By skysky 11/23/2007
|
Offline
Mesaj Sayısı: 70
Özel güvenlik sektöründe sorunlar...
« : Temmuz 16, 2007, 01:16:29 ÖS »
--------------------------------------------------------------------------------
Özel güvenlik sektöründe sorunlar Güvenlik her geçen gün daha çok önem kazanınca Türkiye genelinde 1000’e yakın özel güvenlik ok
2007-06-22 12:43 11/06/2007 - 10:36
Güvenlik her geçen gün daha çok önem kazanınca Türkiye genelinde 1000’e yakın özel güvenlik okulu ve şirketi açıldı. Yaklaşık 150 bin kişilik fiili yeni bir iş alanı oluşurken 300 binden fazla kişi sertifika aldı. Ancak hala uygulamadaki sorunlar kafalarda doğan soru işaretlerini çözümleyecek durumda değil.
Özel güvenlik hizmetlerinin uluslar arası standartlarda, vatandaş memnuniyeti, kişi hakları ve serbest piyasa ekonomisi denkleminde yürütülmesini sağlamak amacıyla çıkarıldığı iddia edilen 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ve Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik sektördeki büyük ekonomik pasta beklentisine yeterince cevap veremedi.
Denetimleri yapacak polis ve jandarmanın yeterli personeli ve ekipmanı yok. İhalesi açılan güvenlik işini almak isteyen şirketler her türlü yola başvuruyor. Türkiye’de alışılagelmiş ihale yol ve yöntemleri bu sektörde de kullanılıyor.
Yapılan eleştirilerin başında silah kullanma, üst arama ve alıkoyma yetkisi verilen ve çoğunluğu ortaokul-lise mezunu olan 300 bin kişilik bir gücü yetiştirip sokağa bırakan devletin bu gücü nasıl ve ne kadar denetleyebileceği sorusu geliyor.
Özel güvenlik görevlisi olan arkadaşlarımıza yönelik eleştirilerin ardı arkası kesilmiyor. Bu hizmeti satın alan müşterilerden tutun da, sektörde yöneticilik yapanlara kadar herkes vurun abalıya misali, kalitesizlikten, sorumsuzluktan, duyarsızlıktan ve eğitimsizlikten dem vuruyorlar. Sektörün günah keçisi seçilen bu güvenlik görevlisi arkadaşlar, yaşanan olumsuzlukların yegane sorumlusu tutulabilirler mi?. Acaba bu kanunu hazırlayan ve bu güvenlik görevlisi arkadaşları asgari ücrete mahkum eden kişi ve kurumların, hiç mi suçu yok?.
Temizlik ve taahhüt işi yapmaya alışagelmiş bir zihniyet tarafından bazılarının yardımıyla hazırlanan 5188 sayılı kanun, sektörü bir bütün içinde ele alacak şekilde olmadığı daha başından belli idi. Böyle olmasına rağmen verilen cevaplardan en gülüncü ‘eksiklikleri biz de biliyoruz, kanun çıksın da nasıl çıkarsa çıksın, biz eksik kalan yönleri yönetmelikle hallederiz’ denmesiydi. Kendilerini yasa koyucu gibi gören bu kesim, şimdilerde ise bu sektördeki olumsuzluklardan bizzat kendileri etkilenmektedirler. Mevcut düzenlemeler içinde bu kişilerin özel güvenlik işine koydukları paraları kurtarıp kurtaramayacaklarını kimse bilmiyor.
Bu kanunun en öne çıkan özelliği asker, polis, mit kökenli kişilere emekliklerinde ek iş imkanı sağlamasıdır. Bunun belki bir çok haklı sebebi olabilir. Ancak özel güvenlik şirketleri için gerekli izin ve denetimleri yapan polis ve jandarma birimleri ile daha yakın ilişki kurabilmek için de getirilen bu kural gereği, bir çok asker ve polis kökenli kişiler belki de sektörde beklenen ekonomik karlılığı sağlayamadığı gibi, beklentinin aksine bir durumun ortaya çıkmasına neden oldular.
Güvenlik işinin yasallaşmasıyla birlikte bir yandan uluslararası şirketler Türkiye pazarına girerken bir yandan da emniyet ya da ordudan emekli olmuş çok sayıda isim bu sektörde kendine iş buldu. Eski MİT Müsteşarı Sönmez Köksal, eski MİT İstanbul Bölge Başkanı Nuri Gündeş, İstanbul Valisi Erol Çakır, eski Narkotik Müdürü Ferruh Tankuş ve benzeri bir çok sayıda kudretli isim de bu sektöre girdi. Hatta yeni bir iş kapısı olduğunu düşünen bazı emniyet müdürleri de emekliliğini isteyip bu sektöre geçti.
Devlet memuru olan uzun yıllar görev yapmış bu arkadaşların önceden kazanmış oldukları bürokratik alışkanlıkları, tamamıyla kar güdüsü ile hareket eden bir sektörde işe yaramaz hale gelmektedir. Her şeyi rütbe ve amirlik gücü ve yetkisiyle yaptırmaya alışan bu kişiler, asgari ücretli özel sektör çalışanlarına iş yaptırma konusunda çaresiz kalmaktadırlar. Kimi zaman işini beğenmeyen güvenlik görevlileri, yöneticilerine haber bile vermeden işleri bırakıp gidiyor ve bu yöneticileri çaresiz durumda bırakmaktadırlar. Kamu görevlisi olmayan bu kişileri, olumsuz sicil korkusuyla disiplin içinde tutmanın zorluğu, emekli kamu görevliliğinden gelme yöneticilerin en büyük sorunu olarak ortaya çıkmaktadır.
Sektördeki sorunlar saymakla bitmiyor.
Ayrıca özel güvenlik şirketlerinin kötü niyetli kişiler tarafından kullanılması ve buna çanak tutulması durumuna yeterli önlem alınabildiğini söylemek de çok zor. Genel olarak özel güvenlik birimleri iyi yönde kullanılırsa, polis ve jandarmanın üzerindeki iş yükünü hafifleteceği düşüncesi doğru olmakla birlikte; var olan düzenlemedeki boşlukları ya da uygulamadaki eksiklikleri bilen kötü niyetli birilerinin de devletin yasal ve yönetsel düzenlemelerini kullanıp milis gücü, çeteler ve benzeri oluşumlar oluşturabilir ya da yasadışı işleri için ‘özel güvenlik’ kılıfını kullanabilir durumda olacağı açıkça ortadadır.
Bu türden kuşkular her sektör için geçerli olabilir ancak diğer sektörlerin yasal silah taşıma ve kullanma imkanları bulunmamaktadır. Bu nedenle silahlı bir gücün potansiyel tehdit oluşturma yeteneği ve topluma verebileceği zarar hiçte göz ardı edilecek boyutta değildir. Haziran 2004’te çıkartılan kanunla resmiyet kazanan özel güvenlik sektörünün geleceği üzerine kafa yoranların akıllarında bu sorular dolaşıyor. Bu soruları doğru cevaplayabilmek belki sektörün geleceğini belirleyecek temelleri oluşturacaktır.
Özel güvenlikçi olabilmek için zorlu bir süreçten geçiliyor. 18 yaşını aşmış en az lise mezunu adaylar silahlı güvenlik için 120 saatlik, silahsız güvenlik için 90 saatlik eğitimden geçmek zorunda. Bu eğitim için okula, harç parası olarak valiliğe ve sağlık raporuna toplamda yüklü bir para ödemek durumundalar. Okullarda konusunun uzmanı isimlerden etkili iletişim (3), yangın ve tabii afetler (9), patlayıcılar (4), kişi koruma (9), güvenlik sistem ve cihazları (3), olay yeri inceleme (9), kalabalık yönetimi (14), narkotik (3), ilkyardım (9), özel güvenlik hukuku (15), özel güvenlik tedbirleri (12) ve silah kullanımı (30) olmak üzere toplam 120 saatlik eğitim alınması gerekiyor.
Kurs maliyetleri, sağlık raporu ve valiliklerden alınacak özel güvenlik elemanı kartları için yapılacak masraf, hem güvenlikçileri hem de şirketleri zor duruma düşürüyor. Çünkü sektördekilerin çoğu asgari ücretle çalışıyor.
Güvenlik şirketlerini zor duruma sokan bir başka nokta ise gerçeklerden uzak bir rekabetin getirdiği fiyat karmaşası. Çoğunluğu asgari ücretle görevli çalıştıran güvenlik şirketleri, girdikleri ihaleleri neredeyse hiç kar yapmadan alıyor. Güvenlik pastasından pay kapmak için fiyatlar aşağıya çekiliyor ve bu hizmet alanın lehine bir durum gibi gözükse de birçok şirketin kapanmasına neden oluyor ve olacak görünüyor. Hatta çoktan bazı şirketler kapanmaya başladılar bile. Bu nedenle bu türden şirketlerde çalışan arkadaşlara uyarı olarak maaş almadan çalışmaya devam etmemelerini öneriyorum. Yoksa bir gün çalıştıkları şirketten eser kalmadığını anladıklarında, karşılarında maaşlarını isteyebilecekleri bir sorumlu bulamayacaklarını şimdiden söylemek gerekir.
Son söz olarak bir şey söylemek gerekirse, özel güvenlik sektörü bu sancıları yaşayarak büyümeye devam edeceği görüşündeyim. Özel güvenlik görevlisi olan arkadaşlara mesleklerine sahip çıkmaya çağırıyor, başarılar diliyorum
|
|
Geri Dön
|
|
Yüklenme Süresi 0,125sn
|